Fotoğrafçılığa Yeni Başlayanlara 5 Tavsiye

Hikaye aslında basit. Fotoğraf çekiyorsundur ya da çekmiyorsundur. Fotoğrafı çekiyorsan, fotoğrafçılığa başlamışsındır hayırlı olsun. Farkındaysan makinesi, lensi, ışığı osu busu hiç bir şeyini daha konuşmadan bunu söyledim. Usta Ara Güler'in meşhur sözünü sanıyorum hatırlamamızda fayda var bu noktada "En iyi makine en iyi fotoğrafı çekseydi, en iyi daktiloya sahip olan da en iyi romanı yazardı." . Anlatmaya çalıştığım konu böyle bakınca daha net olmuştur sanıyorum. En iyi makine önünde olsa da birinin o deklanşöre basması birinin o fotoğrafı çekmesi lazım... Fotoğraf çekiyorsan ve fotoğraflarını geliştirmek istediğin bir yola girmeye hevesliysen önünde uzun bir yol var net bilgi. Bu yolculuktaki kendi tecrübelerime göre keşke bunları bilseydim dediğim 5 konuyu tavsiye olarak sizinle paylaşmak istedim.



Fotoğrafçılık Dall-E ler yapay zeka falan bunları geçelim, bizim şu an için, güncel hayatta yaptığımız fotoğrafçılık baya büyük bir okyanus. Portre, manzara, stilllife , life style, boudoir, gelin&damat, etkinlik, doğum, yemek fotoğrafı alabildiğine gidiyor...Bunlar detaylanıp detaylanıp daha da alt başlıklara iniyor. Fotoğrafçılıkta önemli olan bence, kendini sonu olmayan bir yolculukta keşfetmen, belki yeniden tanımlaman belki sonra tekrar keşfetmen. Biraz abartı anlam yüklüyor gibi olabilirim ama senin için de bu bir tutkuysa beni daha iyi anlayacaksındır. Yine ustaların sözlerinden devam edeceksek Sebastian Salgado " Uzun süre fotoğraf çekmediğimde kendimi dünyadan uzak ve hasta hissediyorum." demiş. Ben de böyle hissediyorum. Hep çekecek bir karemin olması hep bu tutkunun olması bu keşiften ve bu heyecandan tat almamda zaten. Başlarken böylemiydi tam hatırlamıyorum ama zamanla bu hale geldi. Yani anlatacak bir şeylerinizin olduğunu hissediyorsanız giderek artan bir tutku fotoğraf çekmek. Bu da zaman ve emek istiyor. Ben bu işin 2 yıllık okuluna gittim. Kurslarına gittim. İnternetteki kaynakları izledim, hala izliyorum da vebinlerce çekim yaptım yani söyleyeceğim o ki fotoğraf çok vakit istiyor... Aklınızda olsun. Yani ilk maddemiz bu olsun fotoğraf zaman ve pratik istiyor. Güzel fotoğraf çekmek istiyorsanız buna hazırlayın kendinizi.






İkinci madde bu okyanusta neyi sevdiğiniz neyi seveceğiniz ile alakalı... Ben portre çekmeyi seviyorum ama model bulamıyorum. İstediğim fotoğrafları çekemiyorum... Biz model mi bulduk seninki gibi çekimler yapalım vs... Durum şu aslında ben portrelere eğilinceye kadar çok şeyin resmini çektim. Manzara çektim, sokak fotoğrafları çektim, yemek fotoğrafları çektim, gelin damat resimleri çektim, ürün resimleri çektim. Bir yerde anlatmasını sevdiğim, kadrajımı doldurmayı sevdiğim şeyleri daha çok çekmeye başladım. Kafayı buna takıp bu çekimleri nasıl daha iyi yaparım diye uğraşmaya başladım. Bundan sonra da konuştuğum insanlarla kişilerle çekimlerim bu doğrultuda gitti. Karşıma model geldi de portre çekmedim, ben portre çekmeye başladım ve sonunda modeller bulmaya başladım. Gitmek istediğim doğrultuda olunca sonuçlar da bu yönde oldu. Yani yemek resimleri çekip portre fotoğrafı çekmeyi seviyorum demedim, portre çekmeyi seviyorum dedim ve portreler çekmeye çalışıyorum insanlarda benimle portre için konuşuyor. İkinci tavsiyem bol bol fotoğraf çekip neyi çekmeyi sevdiğinizi keşfedin ve onu çekin.

Bu fotoğraftaki gibi olmayın yani...





Üçüncü tavsiyeme gelirsek ben alet edavata çok takılıyordum. O kamera olsun, bu kamera olsun, o lens lazım bu lens olmazsa olmaz o ışık olsun bu şekillendirici olsun pozometresi olsun busu olsun falan filan... İşi basitleştirmek lazım gerçekten ne çektiğini keşfettiysen ekipmanını sadeleştirip sadece onlara sahip olmaya bak yoksa pazar ne olup bittiğini sen anlamadan elindeki bütün parayı alır ve hala sana birşeyler alman gerektiğini hissettirir... Sadeleşmek hem fotoğrafta hem ekipmanda seni ya da fotoğrafını eksiltmez sadece yapman gerekene daha çok odaklanmanı sağlar... Düşünecek karar verecek o kadar çok şey varken aksesuarlar ile bunu arttırmaya gerek yok...

Bu fotoğraftaki gibi olmayın yani...


Kadrajınıza tekniğiniz kadar duyguları da sığdırın yani en iyi teknikle çekilmiş bir resimden ziyade istediğin hissi yaşatan fotoğraf değerlidir. Bunun olabilmesi için de sizin hikayeniz olmalı sizin hikayeniz de sizin görsel hafızanız zenginliğinizle süslenir. Bunun için de bol bol okuyup, bol bol film izleyip bol bol tiyatroya gidip bol bol gezip bol bol yeniliklere kapı açıp görüp tecrübe etmeniz lazım. Aslında fotoğrafı deklanşöre bastığınız anda değil basmadan önce geçirdiğiniz tüm zamanların toplamı ve o deklanşöre basma anını toplamında çekiyorsunuz. Yani kimse 1 ayda iki ayda fotoğrafçı kimse fotoğrafçı doğmuyor... Tüm fotoğrafçılar fotoğrafçı oluyor sonradan oluyorlar çalışarak oluyorlar yani. Gözlerini, ellerini eğitip hepsini uyumlu hale getirip, gördüğü ile gördüklerini harmanlayıp sonucunda fotoğraflarını oluşturuyorlar.

Bu fotoğraftaki gibi olmayın yani...


Sonuncu tavsiyem ise çekerken, çekimdeyken asla eğlenmeyi unutmayın. Para için bile çekiyorsanız dakika saymak sizi profesyonel değil, sadece kaba yapar.




Bu fotoğraftaki gibi olmayın yani...






8 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör